Mağazamıza Hoşgeldiniz
Ana Sayfa Üye Kayıt Üye Girişi
Sepetinize Gitmek ve Sepetinizdeki Ürünleri Satın Almak için Tıklayın Sepetinizde 1 Ürün Var.

Kategoriler \ Bitkisel Tedavi Ürünleri \ Menopoz

Sarı Kantaron Ekstraktlı Bitkisel Kapsül - 60 Kapsül


Favori Ürünlere Ekle

Sarı Kantaron Ekstraktlı Bitkisel Kapsül - 60 Kapsül

Depresyon ve Panikatak Problemlerine Doğal Çözüm

Marka: Balsarayı
Model: 208615
Fiyatı: 45,37 TL+ KDV
KDV Dahil: 49,00 TL
Havale İndirimli: 46,55 TL

Özellik:


Sarı Kantaron Ekstraktlı Bitkisel Kapsül - 60 Kapsül Detay Bilgisi
Herbal Capsule With St. John's Wort Extract
(Sarı Kantaron Ekstraktlı Bitkisel Kapsül)

Sarı kantaronun içeriğinde bulunan hypericin adlı etken maddenin depresyonda etkili olduğu düşünülmektedir. Sarı kantaronun etki mekanizmasının nasıl meydana geldiği tam olarak bilinmese de serotonini artırarak etkili olduğu belirtilmektedir. Almanya’da yapılan bir araştırmada sarı kantaronu dört hafta kullanan hastaların %80’ninde iyileşme ya da hastalığın belirtilerinden kurtulma olduğu tespit edilmiştir. Sarı kantaronla ilgili yapılan deneylerde hastaların uyku sorunlarının, karamsar ruh halinin, korkuların ve baş ağrısı, bitkinlik, yorgunluk gibi belirtilerinin düzeldiği görülmüştür. Sarı kantaronla sentetik bazı antidepresan ilaçların hastalar üzerinde etkilerinin araştırılması sonucunda sarı kantaronun bu ilaçlarla eşit düzeyde ve bazen daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca sarı kantaronun diğer sentetik ilaçlardan daha güvenli ve daha hafif yan etkileri bulunduğu belirtilmiştir. Sarı kantaron ayrıca gastrit ve yara oluşumlarında, regl öncesi ağrı, sıkıntıların ve menopoz döneminin kötü etkilerinin giderilmesinde katkı sağlayabilmektedir. Sarı kantaron diğer antidepresanlarla bir arada kullanılmamalıdır. Bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur. Hamile veya emziren bayanların ve 12 yaş altındaki çocukların kullanması önerilmez.


Kullanımı:
Yemeklerden yarım 20 dakika sonra günde 3 defa, 1 kapsül alınması önerilir. Güneş ışığından korunarak, serin yerde muhafaza edilmelidir. Hamile ve emziren bayanların kullanmaları önerilmez.

1 KUTU (60 KAPSÜL - 20 GÜNLÜK) - 49 TL
2 KUTU (120 KAPSÜL - 40 GÜNLÜK) - 95 TL
3 KUTU (180 KAPSÜL - 60 GÜNLÜK) - 135 TL




>Panik Atak-Stres-Depresyon Hastalığı ile ilgili diğer ürünlerimizi görmek için tıklayın!




Sarı kantaron faydaları nelerdir?
Birçok araştırmalara konu olan ve de bitkisel prozac olarak tanımlanan sarı kantaron bitkisi hafif ve orta derece depresyonları için doğal bir antidepresandır. Bitkide bulunan hypericin adlı etken maddenin depresyonda etkili olduğu düşünülmektedir. Sarı kantaronun etki mekanizmasının nasıl meydana geldiği tam olarak bilinmese de serotonini artırarak tedavi ettiği belirtilmektedir.

 

Bu konuda yapılan çalışamalar depresyonu olan kişilerin %60-80′inin sarı kantaron kullanımı ile tedavi olduğunu gösteriyor.

Almanya’da yapılan bir araştırmada sarı kantaronu 4 hafta kullanan hastaların %80′inde iyileşme ya da hastalığın belirtilerinden kurtulma olduğu tespit edilmiştir.

 



 

Sarı kantaron Almanya’da hafif ve orta derece depresyonu, ankisiyeteyi tedavi edici bir ilaç olarak onaylanmıştır.

Salzburg Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma sonucu sarı kantaronun plasebo’dan %250 oranında daha etkili olduğu olduğunu göstermiştir.

Sarı kantaronla ilgili yapılan deneylerde hastaların uyku sorunlarının, karamsar ruh halinin, korkuların ve de baş ağrısı, bitkinlik, yorgunluk gibi belirtilerinin düzeldiği görülmüştür.

Sarı kantaronun antidepresan özelliği British Medical Journal‘da yayınlanan klinik incelemelerin değerlendirilmesiyle de tespit edilmiştir.

Sarı kantaronla sentetik bazı antidepresan ilaçların hastalar üzerinde etkilerinin araştırılması sonucunda sarı kantaronun bu ilaçlarla eşit düzeyde ve bazen daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca sarı kantaronun diğer sentetik ilaçlardan daha güvenli ve daha hafif yan etkileri bulunduğu belirtilmiştir.

Alman Sağlık Bakanlığının bitkisel preparatların hazırlanması ve ruhsatlandırılmasından sorumlu  E Komisyonu sarı kantaronun depresyon ve anksiyetede kullanımına onay vermiştir.

Sarı Kantaron Nasıl Kullanılır?

Hafif veya orta derecede depresyonlara karşı önerilen kullanım dozu 300 miligramlık sarı kantaron tabletinden günde 3 defa alınmasıdır. Bu tabletlerin % 0.3 hiperisin içerecek şekilde standardize edilmiş olması gerekir.

Bu doğal antidepresanın etkisini göstermesi için en az 4 - 8 hafta kullanılmasının gerektiği belirtilmektedir.

Almanya’ da yapılan bir araştırmada ağır depresyona yönelik daha yüksek dozlar kullanılmıştır ve de olumlu etkiler görüldüğü belirtilmiştir. Sarı kantaronun manik depresyon dışında kalan bazı ağır depresyon türlerinine  iyi geleceğine dair bazı tespitler yapılmakla birlikte bu konuda araştırmalar devam etmektedir.

Sarı kantaron çayının etkisi yeterli olmadığından dolayı standardize preparatlar kullanılmaktadır.

Sarı Kantaron Yan Etkileri - Sarı Kantaronun Zararları Varmıdır?

Journal of Geriatric Psychiatri and Neurology da yayınlanan bir yazıda bu bitkinin yan etkilerinin çok az, hafif ve geçici olduğu ve ilacın bırakılmasıyla yan etkilerinin hemen ortadan kalktığı görülmüştür.

Sentetik antidepresanların ise yan etkilerinin çok daha fazla ve de kalıcı sorunlara yol açtığı belirtilmektedir.

Sarı kantaron otu nun fazla miktarda kullanımı cilt döküntüleri ve ışığa karşı duyarlılığa neden olabilir.

>Panik Atak-Stres-Depresyon Hastalığı ile ilgili diğer ürünlerimizi görmek için tıklayın!


Diğer isimleri; Binbirdelik otu, Sarı kantaron, St. John's Wort

Türkiye, Asya ve Avrupa’da yaygın bir bitkidir. Türkiye’de ayrıca 60 civarı Hypericum türü doğal olarak yetişir. Hiperisinden dolayı antidepresan, biflavonoitler ve hiperforinden dolayı ise sedatif etkilidir. Antienflamatuar, antiülserojenik, analjezik etkileri de bilinmektedir. Flavonoitler ve tanen drogun diüretik ve astrenjan etkisinden sorumludur. Orta şiddetdeki depresif durumlarda. Özellikle menopozda bitkinlik endişe ve sıkıntı giderici olarak. Haricen: Bitkisel yağlar (zeytinyağı ayçiçek yağı gibi) içinde hazırlanmış ekstreleri, yara ve yanık iyi edici olarak kullanılır.


Panik Atak: Panik Atağı Nedir?

Aniden başlayan ve zaman zaman tekrarlayan, insanı dehşet içinde bırakan yoğun sıkıntı ya da korku nöbetleridir. Hastaların çoğu zaman “kriz” adını verdiği bu nöbetlere biz PANİK ATAĞI diyoruz.

            Panik atağı birdenbire başlar, giderek şiddetlenir ve şiddeti 10 dakika içinde en yoğun düzeye çıkar, çoğu zaman 10-30 dakika, seyrek olarak da 1 saat kadar devam ettikten sonra kendiliğinden geçer.

 

Panik Atağının Belirtileri Nelerdir?

  • Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkışma
  • Çarpıntı, kalbin kuvvetli ya da hızlı vurması.
  • Terleme
  • Nefes darlığı ya da boğulur gibi olma.
  • Soluğun kesilmesi
  • Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecek ya da bayılacak gibi olma.
  • Uyuşma ya da karıncalanma.
  • Üşüme, ürperme ya da ateş basması
  • Bulantı ya da karın ağrısı
  • Titreme ya da sarsılma.
  • Kendini ya da çevresindekileri değişmiş, tuhaf ve farklı hissetme.
  • Kontrolünü kaybetme ya da çıldırma korkusu.
  • Ölüm korkusu

 Bir panik atağında bu belirtilerden EN AZ 4 YA DA DAHA FAZLASI BULUNUR.

 

Panik Bozukluğu Nedir?

  • Tekrarlayan, beklenmedik Panik Atakları ve
  • Ataklar arasında ki zamanlarda başka panik ataklarının da olacağına ilişkin sürekli bir kaygı duyma
  • Panik Ataklarının “kalp krizi geçirip ölem”, “kontrolünü yitirip çıldırma” ya da “felç geçirme” gibi kötü sonuçlara yol açabileceği inancıyla sürekli üzüntü duyma
  • Atakları ve olası kötü sonuçlarına karşı önlem olarak (işe gitmeme, spor-ev işi yapmama, bazı yiyecek ya da içecekleri yiyip içmeme, yanında ilaç, su , alkol, çeşitli yiyecekler taşıma gibi) bazı davranış değişikliklerinin görüldüğü ruhsal bir rahatsızlıktır.

Panik Bozukluğu Nasıl Oluşur?

İlk atak başlıyor:

Hiçbir neden yokken ve birdenbire başlayan çarpntı, terleme, göğüste sıkışma, nefes darlığı ya da baş dönmesi, dengesizlik, fenalaşma ya da baygınlık gibi belirtiler kişiyi dehşet içinde bırakır.

Kişi “kalp krizi” geçirdiğini ya da felç geçirmekte olduğunu zannederek yoğun bir “ölüm korkusu” ya da “felç olma korkusu” yaşar. Bazen de başında bir tuhaflık, sersemlik hissi, kendisini ve çevresini bir garip ve değişik hissetme gibi duyguların ortaya çıkmasıyla “kontrolünü kaybetmeye” ya da “çıldırmaya başladığını” düşünerek kendisine ya da çevresindekilere bir zarar vermekten korkmaya başlar.

Hasta hemen, en yakın doktora götürülür. Orada yapılan muayene, çekilen film, elektrokardiyografi, tomografi ve diğer incelemelerde hiçbir şey bulunmaz. Hastanın nesi olduğu sorulduğunda doktorlar “ hiçbir şeyi yok” ya da “stresten olmuş” derler. Çoğu zaman sakinleştirici bir iğne yapılarak hasta evine yollanır.

 

Ataklar tekrarlıyor:
Bir süre sonra Panik atakları tekrarlar. Hasta, her yeni atak ile aynı dehşet ve korkuyu yeniden yaşamaya ve acil servislere taşınmaya başlar. Her seferinde yeniden muayene, yeniden incelemeler yapılır ancak bir şey bulunamaz. Hasta, kalbinde ya da beyninde kötü bir şey olduğuna, ancak doktorların bunu bir türlü bulamadığına inanmaya başlar.

Bazen de yanlış tanı konularak hasta, antibiyotikten nefes açıcıya, çarpıntı ilacından tansiyon ve kalp ilaçlarına, vitamine kadar değişik ilaçlarla tedavi edilmeye çalışılır, fakat bir türlü iyileşme gözlenmez.

 

Beklenti Anksiyetesi gelişiyor:

Ataklar tekrarlamaya devam ettikçe, hasta, ataklar atasında ki dönemde gergin, huzursuz ve endişeli bir şekilde her an yeni bir Panik atağının geleceğini beklemeye başlar. Bu endişeli bekleyişe “beklenti anksiyetesi” adı verilir. Atakların çoğu zaman belirsiz bir zaman ve yerlerde gelmesi bu kaygıyı daha çok artırır.

Ataklar sıklaştıkça, kalp kirizi geçirip ölme, felç olma ya da kontrolünü kaybedip çıldırma korkuları pekişir.

 

Yoğun ve sürekli üzüntü:

Hastalar, evde kimsenin olmadığı zamanlarda kalp krizi geçirmekten ve hastaneye ulaşamadan hayatını yitirmekten ya da kontrolünü kaybedip çıldırarak intihar etmekten, kendisine ya da yakınlarına bıçak ve bu gibi şeylerle zarar vermekten, başkalarının bulunduğu ortamlarda çılgınca ve garip davranışlarda bulunarak rezil olmaktan şiddetle korkarlar. Bu düşüncelerin sürekli aklına gelmesinden dolayı da büyük bir üzüntü duyarlar.

 

Davranışlar değişiyor:

Bir süre sonra ataklara ve ataklar sırasında gerçekleşeceğine inandıkları “felaketler”e karşı bazı önlemler almaya ve kimi davranışlarını değiştirmeye başlarlar. Ataklara neden olabileceğini düşündükleri yiyecek ve içeceklerden vazgeçerler. Ataklara karşı evden çıkarken alkol/madde/ilaç kullanırlar. Ataklar sırasında kullanmak üzere de yanlarında ilaç,su,yiyecek v.b taşırlar. Ataklar sırasında olabileceklere karşı önlem alırlar. Örneğin atak sırasında kontrolünü kaybederek çocuklarına zarar vereceğine inanan hastaların önlem olarak evdeki bütün bıçakları kilit altında tuttukları, çocuklarıyla yalnız kalmamaya çalıştıkları, atak sırasında fenalaşarak kendini yitireceğinden ya da bayılacağından korkan bayan hastaların, baygınken çalınır diye takılarını yanlarına almadıkları, onu baygın bulanların yardımcı olabilmesi için evinin, eşinin/ailesinin adresini, telefon numarasını, hatta tıbbi yardım için ulaşılabilmek üzere doktorunun kartvizitini taşıdıkları görülmüştür. Bu hastalar, gerektiğinde acil yardımı çabuk alabilmek için bütün günlerini hastane bahçesinde geçirmeyi ya da güzergahlarını muayenehane, eczane ve acil servis bulunan yerlerden seçmeyi tercih ederler.

 
Agorafobi Nedir?

Hastaların %60 ından fazlası, atakların geleceği yer ve durumlardan kaçınmaya başlarlar. Yalnız başına evde kalamaz, sokağa yalnız çıkamaz, otobüs, vapur, deniz otobüsü gibi taşıt araçlarına, asansöre binemez, dar sokak ya da köprülerden geçemez, Pazar yeri büyük mağazalar gibi kalabalık yerlere giremez olurlar. Bazende ancak yanlarında biri olduğunda yoğun bir endişe ve rahatsızlık duyarak bu tür yerlere gidebilirler. Hastaların, yalnız başlarına panik atağı geleceğini zannettikleri yerlere gidememe, o tür yerlerde kalamama durumlarına Agorafobi adı verilir.

 

Panik Bozukluğu nasıl bir hastalıktır?

Panik bozukluğu psikiyatristler tarafından iyi bilinen ve çok sık görülen bir rahatsızlıktır. Öyle ki; toplum içinde herhangi 100 kişinin yaklaşık 3-4’ü bu hastalığı ya daha önce geçirmiştir ya da halen bu hastalığı yaşamaktadır. Her yaşta başlayabilmekle birlikte en sık 20-35 yaşlar arasında başlar. Kadınlarda, erkeklere nazaran 2-3 kat daha fazla görülmektedir.

 

Panik Bozukluğu neden oluşur?

Panik bozukluğunun neden oluştuğuna ilişkin iki bilimsel açıklama vardır:

1-      Panik bozukluğu, beynimizde nöron adı verilen sinir hücrelerindne salgılanan, heyecan ve duygusal yaşantılarımızı düzenleyen bazı beyin hormonlarının düzensiz çalışması sonucu oluşmaktadır.

2-      Panik bozukluğu, günlük yaşantımızda yaptığımız bazı davranışlarımızın sonucunda ortaya çıkan ve tamamen “doğal ve zararsız” olan çarpıntı, terleme, nefes sıkışıklığı ya da baş dönmesi gibi bedensel belirtilerin, hasta tarafından kötü bir hastalığın belirtileri olarak değerlendirilmesi ve bunun sonucunda da “ kalp krizi geçiriyorum” , “öleceğim”, “çıldırıyorum”, “felç olacağım” şeklinde yanlış yorumlanması ile oluşur.

 

Tedavisi mümkün müdür?

Panik Bozukluğu tedavisi mümkün bir hastalıktır. Bugün için etkinliği bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış iki türlü tedavi yöntemi vardır. Bunlar;

1-      İlaç tedavisi,

2-      Bilişsel-davranışçı tedavi

 

İlaç tedavisi: İlaçlar, beyin sinir hücrelerinde ki hormon faaliyetlerini düzenleyerek panik bozukluğunu iyileştirirler. İlaç tedavisi, etkin dozda en az bir yıl sürdürüldükten sonra, yavaş yavaş azaltılarak kesilmelidir.

 

Bilişsel-davranışçı tedavi: Bu tedavide iki amaç vardır:

a)      Hastanın, aslında tamamen “zararsız” olan panik atağı belirtileri hakkında ki yanlış bilgi ve inanışlarının düzeltilmesi ve hastanın bu belirtilerle korkmadan başedebilmesinin öğretilmesi amaçlanmaktadır.

b)      “Panik atağı gelişirse” endişesi ile, sokağa çıkma, vapur, otobüs, trene binme, kalabalık yerlere gitme gibi tek başına yapmaktan korktuğu şeylere bir plan dahilinde yeniden “alıştırılması” amaçlanır.


En iyi sonuç, BU İKİ ÇEŞİT TEDAVİNİN BİRLİKTE uygulanması ile alınmaktadır.

 LÜTFEN UNUTMAYINIZ!

  • Panik Bozukluğu, kesinlikle ölüme ya da çıldırmaya veya felç olmaya yol açan bir rahatsızlık değildir.
  • Doktorunuz önermedikçe; korkularınızla başetmek için, kalp, tansiyon, çarpıntı ilacı, vitamin ya da alkol kullanmayınız ya da “gerekir” düşüncesiyle yanınızda taşımayınız.
  • Sadece doktorunuzun önerdiği ilaç ya da ilaçları kullanınız.
  • İlacınızı doktorunuzun söylediği şekilde ve dozda kullanınız. O gün iyi ya da kötü oluşunuza bağlı olarak dozu artırıp, azaltmayınız.
  • Tamamen iyileştiğinize inansanız dahi doktorunuza danışmadan tedavinizi kesmeyiniz.

 Bu yazı Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinden Dr. Şeref Özer tarafından hazırlanmış olan Panik Bozukluğu broşüründen alıntılanmıştır.



          

Türk gıda kodeksine uygun olarak; Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı 26-06-2009 tarihli ve G-41-0877-00023-4 sayılı izni ile üretilmiştir.



Binbirdelik otu, Sarı kantaron, St. John's Wort

Türkiye, Asya ve Avrupa’da yaygın bir bitkidir. Türkiye’de ayrıca 60 civarı Hypericum türü doğal olarak yetişir. Hiperisinden dolayı antidepresan, biflavonoitler ve hiperforinden dolayı ise sedatif etkilidir. Antienflamatuar, antiülserojenik, analjezik etkileri de bilinmektedir. Flavonoitler ve tanen drogun diüretik ve astrenjan etkisinden sorumludur. Orta şiddetdeki depresif durumlarda. Özellikle menopozda bitkinlik endişe ve sıkıntı giderici olarak. Haricen: Bitkisel yağlar (zeytinyağı ayçiçek yağı gibi) içinde hazırlanmış ekstreleri, yara ve yanık iyi edici olarak kullanılır.






İçindekiler:
Sarı Kantaron Ekstraktı, Bitkisel Kapsül (Hidroksi Propil Metil Selüloz), Bir Kapsül 0,5 Gramdır.

Kullanımı:
Yemeklerden yarım 20 dakika sonra günde 3 defa, 1 kapsül alınması önerilir. Güneş ışığından korunarak, serin yerde muhafaza edilmelidir. Hamile ve emziren bayanların kullanmaları önerilmez.

Sarı Kantaron Ekstraktlı Bitkisel Kapsül - 60 Kapsül İle Uyumlu Ürünler

Lavantalı Karışık Bitki Çayı - 115 gr

Panik Atakla Yaşamayın!

Fiyatı: 14,90 TL KDV Dahil


Lavantalı Bitkisel Karışım - 90 Kapsül

Panik Atakla Yaşamayın!

Fiyatı: 49,00 TL KDV Dahil



Sederine ALIÇ (>Panik Atak)

Fiyatı: 40,00 TL KDV Dahil












 






128 Bit Güvenli Alışveriş
İletişimSipariş ve Teslimat | Güvenlik | Üyelik | Formlar

www.Noi.com.tr 2006-2010 tüm hakları saklıdır.Yasal Haklar

Sitemizde yer alan ürünlerle ilgili tüm açıklamalar,
üretici veya ithalatçıların ürünlerle ilgili bildirmiş oldukları özelliklerdir.
Herhangi bir taahhüt içermezler.
KobiMaster E-Ticaret Çözümü